Kedibalıkları Sitesi Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > TEKNİK BİLGİLER > Makaleler
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS: KARANFİL YAĞININ BALIK ANESTEZİĞİ OLARAK KULLANIMI
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Takvim   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

KARANFİL YAĞININ BALIK ANESTEZİĞİ OLARAK KULLANIMI

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  12>
Yazar
Mesaj
mustafamutlu Açılır Kutu Gör
Moderator
Moderator
Simge

Kayıt Tarihi: 03 Ağu 2009
Şehir: BURSA
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 198
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı mustafamutlu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: KARANFİL YAĞININ BALIK ANESTEZİĞİ OLARAK KULLANIMI
    Gönderim Zamanı: 13 Haz 2010 Saat 2:18am
KARANFİL YAĞININ BALIK ANESTEZİĞİ OLARAK KULLANIMI

Mahir KANYILMAZ1, Hüseyin Sevgili1, Zeynep ERÇEN2, Adil YILAYAZ1

1-AKDENİZ SU ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ÜRETİM VE EĞİTİM ENSTİTÜSÜ
2-ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLER FAKÜLTESİ

ÖZET
Anastezikler balıkların yakalanması, taşınması, sağım, ölçüm, aşılama ve cerrahi gibi
uygulamalarda önemli kolaylıklar sağlar. Bu amaçla çok çeşitli balık anasteziği
bilinmektedir. Ancak, organik tarımın giderek yaygınlaştığı günümüzde, doğal bir
anastezik olan karanfil yağının sentetik anasteziklere karşı iyi bir seçenek olarak
düşünülmektedir. Balık tarafından iyi tölere edilmesi, vücuttan atılma süresinin kısa,
insan ve hayvanlar için nispeten güvenli olması, temin edilmesinin kolay ve ucuz
olması, karanfil yağının başlıca avantajlarıdır. Bununla birlikte, uzun süreli muamelede
bazı balıklarda renk değişikliğine neden olması, balık nakillerinde, küçük
konsantrasyon artışlarında denge kaybına neden olması ve konsantrasyonu kontrol
etmenin güç olması, suda çözünmediği için alkol gibi çözücülerle karıştırılarak
kullanılması zorunluluğu ise başlıca dezavantajlarıdır. Organik gıda tüketiminin giderek
yaygınlaştığı günümüzde doğal bir anestezik olan karanfil yağının popülaritesinin
giderek artacağı düşünülmektedir.

1. Anestezikler konusunda genel bilgiler
Anestezi, hayvanlarda duyumsama işlevlerinin yok olması durumudur. Hayvan dış
uyaranlara karşı yanıt veremez hale gelir. Bu durum, anestezinin derişimi ve uygulama
süresine göre değişir. Sakinleşmenin ardından, hareketlilik, denge, bilinç ve acıyı
duyumsamama ve son olarak ta refleks eylemlerinin kaybı meydana gelir. Anestezikler
balıkların yakalanması, taşınması, ölçme, tartım, aşılama, fotoğraf çekme, markalama
sağım ve cerrahi uygulamalarda kolaylık sağlanması ve bu uygulamalarla ilgili olarak
ortaya çıkan stres ve olası ölümlerin azaltılması amacıyla yaygın olarak
kullanılmaktadır. (Summerfelt and Smith, 1990). Özellikle uzun süreli taşımacılıkta,
yoğun stoklamaya olanak tanıdığından kullanılması kaçınılmaz olmuştur.

1.1. Anesteziklerin Canlı Balık Taşımacılığına Getirmiş Olduğu Başlıca Kolaylıklar
Balığın yaşamsal olaylarını minimize ederek oksijen tüketimini azaltır, amonyak ve CO2
gibi zararlı metabolik ürünlerin salınımını düşürür. Taşıma esnasında balıklar stres
altındadır. Korku ve panikten dolayı kandaki laktik asit düzeyi artar ve buna bağlı olarak
hemoglobinin oksijen tutma kapasitesi düşer. Ayrıca balıkta yorgunluk meydana getirir.
Anestezik madde kullanılması durumunda ise balığın stres hali giderildiği için açıklanan
olumsuzluklar ortadan kalkar.
Anestezik maddelerin kullanımı ile, balıkların yoğun stoklama sonucu birbirleriyle
sürtüşme veya bulunduğu kaba çarpmayla pulların dökülmesi ve yaralanmalara neden
olan hareketlerinin engellenerek, taşınmaları sırasındaki bu sorunların önüne
geçilebilmektedir..
1.2. Anesteziklerde aranılan başlıca özellikler
Anesteziklerin bazı özellikleri taşıması gerekmektedir. Öncelikle balıklar için toksisitesi
düşük ve güvenirlilik aralığı geniş olmalıdır. Etkileri, özellikle balığın motor aktivitesi
üzerine olmalıdır. Balığı anezteziye sokma ve anesteziden çıkarma sürelerinin kısa
olması gerekir. Az konsantrasyonlarda yüksek etki güzüne sahip olmalıdır. Kolay
bulunabilmeli ve ucuz olmalıdır. Balıklar üzerindeki terratojenik ve kanserojenik gibi
önemli yan etkileri olmamalıdır. En önemlisi de balığın doku ve organlarında birikerek
insan tüketimi açısından önemli bir sorun oluşturmamasıdır (Marking ve Mayer, 1985)
1.3. Kullanılan başlıca anestezikler.
Hangi anestezik maddelerin daha uygun olacağı konusunda çeşitli spekülatif
açıklamalar vardır. Bunları öncelikli konumlarına göre sıralamak oldukça güçtür.
Özelikle bazı anesteziklerin oldukça başarılı bir şekilde kullanılmalarına rağmen, uzun
vadede balık üzerindeki yan etkilerinin olması veya insan tüketimi açısından zararlı
olmaları; bunun yanında, birim fiyatlarının pahalı olmaları bu konuda kesin bir anestezik
maddenin önerilebileceğini zorlaştırmaktadır.
Balık anezteziyolojisinde kullanılan başlıca anestezik maddeler şunlardır; 3-amy
alcohol, methyl parofynol, chlorol hydrate, ethl alcohol, 3-butyl alcohol, MS-222,
Chloretone, methyl pentynol, chloroform, phenoxyethanol, ürethan, quinaldine,
quinaldine sülfat, metomidate, chlorobutano, Etomidate, sodyum amylobarbiotone,
benzocaine hydrochlorid, sodyum amytal, propanodid
Ayrıca; kinaldin sülfat ile diazepam (Kumlu ve Yanar 1999,Yanar ve Kumlu 2001,
Yanar ve Genç 2004), ksilokain ile sodyum bikarbonat (Meza 1983), alfaksalon ile
alfadolon ve metomidat hidroklorür ile gallamine triethiodide (Harvey ve ark.1988)
gibi aneztezikler kombine kullanılarak sinerjist etkilerinden yararlanılmaktadır.
1.4. Anestezinin safhaları
Balıklarda denge ve yüzme aktivitesi esas alınarak 5 farklı anestezik düzey
belirlenmiştir (Summerfelt ve Smith, 1990)
Hafif yatışma(A1), Harici, görsel ve dokunmayla ilgi aktivitenin hafif kaybı vardır.
Operkulum hareket oranı azalmış, denge normal.
Derin yatışma(A2), Güçlü bastırmalar hariç dışsal uyarılara tam reaktivite kaybı.
Operkulum hareketinde hafif düşüş. Denge normal.
Kısmi denge kaybı (A3), Kas tonunda kısmi kayıp. Yüzme düzensiz. Operkulum
hareketinde artış. Sadece güçlü dokunma ve sallama uyarılarına reaktif.
Tam denge kaybı(A4), Denge ve kas tonunun tam kaybı, yavaş fakat düzenli
operkulum hareketi. Omur ilik refleksinin kaybı.

Refleks kaybı(A5), Tam refleks kaybı.Operkulular hareket düzensiz. Kalp atışı çok
yavaş. Bütün refleksler kayıp.
1.5. Anesteziden çıkmanın safhaları
Anestezi sonrası balığın tekrar eski haline gelme aşamaları iyileşme olarak beş
aşamada değerlendirilmiştir(Keene ve ark. 1998).
R1, Solungaç kapağı hareketinin yeniden görülmesi.
R2, Denge ve yüzmenin kısmen düzelmesi.
R3, Tam denge düzelmesi,
R4, Yüzme hareketinden ve dışsal uyarılara tepki vermeden sakınma, davranışsal
duyarsızlık.
R5, Tam davranış iyileşmesi, normal yüzme.
2. Sentetik anesteziklere bir seçenek olarak karanfil yağının kullanılması
Son yıllarda beslenme bilincinin artmasıyla birlikte, tüketiciler tükettikleri ürünlerin hangi
kimyasal maddelere tabi tutuldukları konusuna daha fazla ilgi duymaya ve giderek de
kimyasal madde kullanımına karşı çekinceleri artmaya başlamış, bu çekincelerden
dolayı organik tarım bilinci gittikçe gelişmeye başlamıştır. Diğer tarım dallarında olduğu
gibi, su ürünleri yetiştiriciliğinde de organik tarım çalışmaları büyük bir hızla devam
etmektedir. İlerde yaygınlaşması beklentisinde olduğumuz organik su ürünleri
yetiştiriciliğinde doğal olarak kullanılabilecek organik anestezik maddeler balık
anesteziyolojisinde bir seçenek olarak yerini alacaktır. Bu bağlamda karanfil bitkisinden
ekstrakte edilen karanfil yağı, su ürünlerinde doğal olarak kullanılabilecek önemli bir
anestezik madde adayıdır.
Karanfil yağı insan sağlığı açısından güvenli olarak belirlenmesine karşın, balık
anesteziği olarak kullanımları konusundaki bilgiler sınırlıdır. Karanfil yağı dünya
çapında gıda katkısı, antifungal ve asırlardır dişçilikte anestezik olarak kullanılmaktadır
(Soto ve Burhanuddin, 1995). İnsan gıdası olarak 1,5 mg/kg-gün oranında doğrudan
yada katkı maddesi olarak güvenli olarak kullanılmasına karşın, henüz balık anesteziği
olarak onaylanmamıştır (FDA 2002). Ancak karanfil yağı içeren Aqui-s vücuttan atılma
süresi beklenmeden Şili, Faroe Adaları, Yeni Zelanda ve Avustralya’da onaylanmıştır
(Gled ve Ludders 2001).Karanfil yağının balık anesteziği olarak kullanımına dair
raporlar yaklaşık 35 yıl önceye dayanmakla birlikte (Endo ve ark., 1972), potansiyel
balık anasteziği olarak kullanımına son yıllarda yoğun olarak işaret edilmektedir (Soto
ve Burhanuddin 1995; Keene ve ark., 1998; Wagner ve ark., 2003; Cho ve Heat
2000). Ayrıca doğada rotenon ile yakalanan türlerin büyük bir kısmı, ekonomik olarak
ve çevreye zarar vermeden, önemli bir istatiksel fark olmadan 100 mg/L karanfil yağı ile
de yakalanabilmektedir (Wen ve ark., 2005).
2.1. Karanfil yağının kimyasal ve farmokolojik özellikleri
Karanfil yağı, Eugenia caryophylatta bitkisinin gövde, yaprak ve tomurcuklarından
damıtma yoluyla elde edilir. Suda çözünmeyen, kendine özgü kokusu ve tadı olan,
renksiz veya soluk sarı renkli, havayla uzun süre temas ettiğinde kahverengine dönen
yapıdadır. Özgül ağırlığı 1,034-1,061 (25 ºC’de), kaynama noktası 240 ºC, donma
noktası -17.8, -20 ºC’dir. Kullanmadan önce alkol ve eter gibi çözücülerle çözülmesi
gerekir (Anonim). Etken madde yaklaşık %85-95 eugenol (4-ally-methoxyphenol-
C10H12O2), %5-15 isoeugenol ve methyleugenol’dur (FDA, 2002).
Karanfil yağının analjezik etkisi, eugenolün prostaglandin H sentezini engellemesi
(Pongprayon ve ark. 1991), ileti engelleyici nörotransmriter olan GABA’ya (gama
aminobütirik asit) agonist ve iletimde rol oynayan glutamat’a (N-metil-D-aspartat)

antogonist etki yapmasıyla, merkezi sinir sisteminin kesintiye girmesinden kaynaklanır
(Yang ve ark, 2003). Eugenol, oral yolla alındığında hızlıca emilerek metebolize olur.
Gökkuşağı alabalıklarnda(Onchoryncuss mykiss) uygulamadan sonraki ilk saate kanda
eugenol konsantrasyonu % 50’nin altına düşer (Şekil 1) (Gu´enette ve ark., 2007).
Alındıktan sonra 24 saat içinde, neredeyse hiç kalıntı bırakmadan ve hastalık etkisi
yaratmadan idrarla atılır (Fisher ve Dengler 1990).
Karanfil yağı diğer anesteziklere oranla, anesteziye girme süresi kısa, çıkma süresi ise
uzundur. Bunun en önemli nedeni, yüksek lipit çözünürlüğü ve solunum hızının düşüşü
sonucu vücuttan atılmasının uzun sürmesidir (Keene ve ark., 1998).
Şekil 1.
Alabalıklarda anestezi sonrası kanda eugenol konsantrasyonu (Gu´enette ve ark., 2007)
Figure 1. Blood eugenol consantration after anaesthesia in trout(Gu´enette ve ark., 2007)
2.3. Karanfil yağının plazma kortizol düzeyine etkisi
Balıkla temas gerektiren çalışmalarda, sıklıkla plazma kortizol düzeyinde ve kan
şekerinde artış meydana gelir. Bağışıklık sistemi baskılanır ve hidrominarel yapısındaki
değişiklikler gibi fizyolojik stres tepkileri tetiklenir (Wendelaar 1997). Plazma kortizol
düzeyindeki değişiklikleri takip eden olaylar, stres şiddeti indeksi olarak kullanılır.
Anasteziklerin arzulanan özelliklerinden biri de, kortizol stres tepkisinin azaltılmasıdır
(Mommsen ve ark., 1999)
Bazı araştırmalarda yaygın olarak kullanılan anasteziklerden fenoksietanol, MS-222,
karbondioksit ve metomidat ve karanfil yağı ile anestezi sonrası kan testlerinde,
grupların çok azı dışında plazma kortizol düzeylerinde ve temel kan parametrelerinde
genel olarak istatistiksel fark bulunmamıştır (Wagner ve ark., 2003; Holloway ve ark.,
2004; Tort ve ark., 2002; Cho ve Heath, 2000). Bununla birlikte Kink V ve ark. (2005),
bütün uygulamalarda plazma kortizol düzeyinin kontrol grubuna göre, MS-222
kullanılan grupta ise diğerlerine göre önemli istatistiksel fark gözlendiğini bildirmiştir
(Şekil 2).

Şekil 2. Farklı anesteziklerle 30 dakikalık anestezide Kara levrek plazma kortizol değişimi (0, kontrol
grubu), *Gruplar arasındaki fark istatiksel olarak önemlidir, P<0,05. (Kink V ve ark.2005)
Figure 2. Plasma cortisol variation of black sea bass exposed to different anaesthetics for 30 minutes (0,
control group), * difference among treatment group is importent, P<0,05. (Kink V ve ark.2005).
Tort ve ark. (2002), çipura (Sparus aurata L.) ve gökkuşağı alabalığında 2-
fenoksietanol ve karanfil yağıyla yaptığı çalışmada; karanfil yağının çipura kan
değerlerinde önemli bir değişiklik yapmadığını, 0,1 mL/L dozun kırmızı kan hücreleri ve
hemaglobin düzeyinde artışa sebep olduğunu, ancak her iki anasteziğin de (0,2 mL/L
karanfil yağı dışında) plazma kortizol düzeyinde önemli bir fark yaratmadığını
gözlemişlerdir (Sekil 3).
Şekil 3.
10 dakika anestezi ve ellemeye maruz kalan çipura ve gökkuşağı alabalığında plazma kortizol
düzeyleri (p<0,05) (Tort ve ark., 2002)
Figure 3. Plasma cortisol levels of sea bream and rainbow trout, exposed to ten-minute anaesthetics and
handling (p<0,05) (Tort ve ark., 2002)
2.4. Karanfil yağının balık anasteziği olarak kullanılması çalışmaları
Sazanlarda(Cyprinus carpio), karanfil yağının 30-50 mg/L konsantrasyonu güvenli ve
etkili, 40 mg/L konsantrasyonun 3 dakikadan az bir sürede anestezi oluşturduğu ve
doza bağlı olmadan 4 dakikada anesteziden çıktığı bildirilmiştir (Hajek ve ark., 2006).
Su sıcaklığının 13,7-15 ºC, pH değerinin 7,4-7,86 ve çözünmüş oksijen doygunluğunun
%76-96 olduğu koşullarda, gökkuşağı alabalığında (40 g) 96 saat LC50 değeri 14,1
mg/L, LC0,1 değeri 12,5 mg/L, LC99,9 değeri 16,2 mg/L, 10 dakika değerleri sırasıyla
81.1, 63.9, 100,1 mg/L olarak kaydedilmiştir. Kontrol, anestezi sonrası ve anesteziden
24 saat sonrası gruplarda kan parametrelerinde önemli farklılıklar gözlenmemiştir
(Velisek ve ark., 2005). Keene ve ark. (1998) ise, 20 g gökkuşağı alabalığında 96 saat
LC50 dozunu yaklaşık 9 mg/L olarak bildirmiştir. Gökkuşağı alabalığında tekrarlı maruz
bırakmalarda indüksiyon ve iyileşmede istatiksel olarak önemli bir fark görülmemiş

(Şekil 4) (Keene ve ark. 1998), ancak sıcaklık artışıyla sürenin kısaldığı belirlenmiştir
(Çizelge 1) ( Hoskonen ve Pirhonen 2004). ı
Şekil 4. Karanfil yağıyla (60 mg/L) tekrar maruz bırakılan gökkuşağı alabalığında anestezi aşamaları
(Keene ve ark. 1998)
Figure 4. Stage of Anaesthesia of rainbow trout subjected to multiple clove oil (60 mg/L) expositions
(Keene ve ark. 1998).
Çizelge 1. Dört farklı sıcaklıkta karanfil yağı (40 mg/L) uygulamasında indüksiyon süresi (Hoskonen ve
Pirhonen 2004).
Table 1. Induction time of clove oil (40 mg/L) at four different temperatures (Hoskonen ve Pirhonen 2004).
İndüksiyon zamanı (s)
Aşama Sıcaklık
(oC)
Oncorhynchus
mykiss
Salmo
trutta
Salmo
salar
Coregonus
fluviatilis
Perca
fluviatilis
Rutilis
rutilis
Anestezi 1 5 99 131 148 69 502 266
10 74 100 124 66 251 193
15 51 64 84 51 145 98
20 34 49 61 33 97 69
Anestezi 2 5 210 242 571 802 1085 570
10 124 150 463 439 542 353
15 116 136 312 357 211 198
20 87 110 201 215 163 132
İyileşme 1 5 211 328 535 655 888 736
10 151 294 308 403 764 343
15 143 184 280 314 199 136
20 111 136 222 256 138 124
İyileşme2 5 422 486 691 874 1232 896
10 236 416 411 543 903 468
15 180 332 331 434 301 238
20 148 193 265 329 220 183
Mylonas ve ark. (2005), çipurada (Sparus aurata L.) 15 ºC’de 55 mg/L ve 25 ºC’de 40
mg/L, levrekte (Dicentrarchus labrax), ise 15 ºC’de 30 mg/L ve 25 ºC’de 25 mg/L
karanfil yağı dozunun 3 dakikadan az sürede anestezi 5 (A5) düzeyine ulaşıldığını
belirlemişlerdir (Şekil 3). Fenoksietanol ve karanfil yağıyla yapılan karşılaştırmalı 3.
saatte tekrarlı anestezide indüksiyon ve iyileşme zamanında artış olmuştur. 24. saatte
tekrarlı anestezide indüksiyon zamanı 3. saat uygulamasıyla neredeyse aynı olmasına
karşın, iyileşme zamanı, ilk iyileşme zamanıyla benzer sonuçlar göstermiştir(Şekil 4) ve
karanfil yağının fenoksietanolün kullanıldığı her yerde kullanılabileceği ileri sürülmüştür.

25 ºC Levrek Çipura 15 ºC
Şekil 3.
 Cipura ve Levrekte 15 ºC ve 25 ºC’de karanfil yağının anestezi (A5) ve iyileşmeye (R5) süreleri
(Mylonas ve ark.2005).
Figure 3. Stage of clove oil Anaesthesia (A5) and Recovery (R5) time at 15 ºC and 25 ºC in sea bream and
sea bass (Mylonas ve ark.2005).
Şekil 4.
Çipura ve Levrekte 25 oC de 3. ve 24. saatte tekrarlı anestezide A5 ve R5 süreleri (Mylonas ve
ark.2005).
Figure 4. At 25 oC, A5 and R5 times of sea bream and sea bass at 3th and 24th hours (Mylonas ve
ark.2005).
Karanfil yağına (75 mg/L; 4ºC; 15 dakika) maruz kalan alabalıklarda (63,7 g) histolojik
olarak herhangi bir doku anomalisi veya hastalık belirtisi görülmemiştir (Gu´enette ve
ark. 2007). Karanfil yağı ve diğer bayıltıcılarla anastezide yem alımında önemli bir fark
elde edilmemiş olmakla birlikte, kontrol grubuna göre %25-20 daha az olmuştur
(Pirhonen ve Schreck, 2003; Hoskonen ve Pirhonen, 2006). 3 saat yatıştırma dozuyla
uygulamada Salmo turutta ve tatlı su levreğinin oksijen tüketimi önemli derecede
azalmıştır (Hoskonen ve Pirhonen, 2004b).
Çizelge 3. Bazı balık türleri için gereken karanfil yağı konsantrasyonları.

Table 3. Optimum clove oil concentrations for some species.
Adı Bilimsel adı Doz Sıcaklık Referans
Gökkuşağı Alabalığı Onchorynycus mykiss 40-60 9 (Keene ve ark. 1998)
Chinook salmon O.tshawytscha 20 (Cho ve Heat 2000)
Coho salmon O.kisutch 20 (Cho ve Heat 2000)
Çipura Sparus aurata 55/40 15/25 (Mylonas C.C., ve ark.2005)
Kanal yayını Ictalurus punctatus 150 23 (Waterstrat, 1999)
Kara levrek Centropristis striata 30 19 (Kink V W., ve ark.2005)
Levrek Dicentrarchus labrax 30/25 15/25 (Mylonas C.C., ve ark.2005)
Matrinxa Byrocon cephalus 40-50 25 (Inoue L.A.K.A ve ark. 2003)
Sazan Cyprinus carpio 30-49 20 (Hajek ve ark. 2006)
Gümüş Levrek Bidyanus bidyanus 50 13,2 (Kildea et al., 2004)
Sockeye salmon O. nerka 50 9-10 (Woody C.A ve ark. 2002).
Uzun yüzgeçli
yılanbalığı
Anguilla reinhardtii 100 17-25 (Walsh and Pease, 2002)
SONUÇ
Düzenleyici özelliğinin sınırlı, vücuttan atılma süresinin kısa, insan ve hayvanlar için
nispeten güvenli olması, kolayca ve ucuz(Çizelge 3) olarak temin edilebilmesi, karanfil
yağının başlıca avantajlarıdır (Keene ve ark., 1998). Anastezik seçiminde dikkat
edilmesi gereken ölçütlerin neredeyse tamamını karşılamaktadır (Marking and Mayer,
1985).
Çizelge 4. 1000 L su hacminde Alabalıklar için kullanılan MS-222,Fenoksietanol ve Karanfil
yağının maliyet verileri.
Table 4. Costs of MS-222, phenoxiethanol and clove oil in 1000 L water for rainbow trout
Anastezik MS-222 a Fenoksietanolb Karanfil yağı c
Fiyat (YTL/kg) 900 36 100
Aktif maddenin fiyatı (YTL/kg) 900 36 117,64 (% 85)
3 dakikada 5. Aşama anestezi için gereken doz(mg/l) 80 200 50
1000 l su için Maliyeti (YTL) 72 YTL 72 YTL 5 ,82YTL
a MS-222 A.B.D. Argent laboratuarı fiyatının yaklaşık Türkiye maliyeti. b Fenoksietanol Akuamak Ankara,
c Karanfil yağı Kurukahveci Necati Isparta
Bununla birlikte, oksijen tüketimini etkileyecek miktarıyla uzun sürede muamelesi, tatlı
su levreği, kahverengi alabalık ve Atlantik salmonunda renk değişikliğine neden olması;
geniş taşıma tanklarında farklı taşıma koşullarında küçük konsantrasyon artışlarında
balıklarda denge kaybına neden olması ve konsantrasyonunu kontrol etmenin güç
olması (Hoskonen ve Pirhonen, 2004b), taşıma sırasındaki uzun süreli maruz
kalmalarda amonyak düzeyini arttırması(kaiser ve ark. 2006), suda çözünmediği için
alkol gibi çözücülerle karıştırılarak ve kullanımı gerektiğinde anestezi üreten en düşük
doz kullanılmasının gerekmesi ise önemli dezavantajları olarak kabul edilebilir (Woody
ve ark., 2002).
Sonuç olarak, mevcut olumlu ve olumsuz yanları göz önüne alındığında, karanfil
yağı gıda balığı için güvenli ve umut veren bir bayıltıcı olarak görünmekle birlikte,
fizyolojik etkisiyle ilgili ayrıntılı çalışmalar yapılması gerekmektedir. Diğer yandan,
organik gıda tüketiminin giderek yaygınlaştığı günümüzde doğal bir anestezik olan
karanfil yağının popülaritesinin giderek artacağı düşünülmektedir.

KAYNAKLAR
Anonim.Oleumcaryophillus http://www.henriettesherbal.com/eclectic/usdisp/eugenia_oleu.html
Carrasco Meza,S.,(1983). Immobilization of carp(Cyprinus carpio), catfish (Ictalurus punctatus) and tilapia
(Tilapia mossambica) using xylocaine with sodium bicarbonate. Thesis, Universidad Nacional
Autonoma de Mexico (Mexico), Fac. de Med. Vet. Zootec., 33 pp.
Cho,G.K.,Heath, D.D., 2000. Comparison of tricain methanesulphota (MS222) and clove oil anaesthesia
effects on the physiology of juvenile chinook salmon (Oncohrynychus tshawytscha) (Walbaum).
Aquacult.Res., 31: 537-546
Endo,T.,Ogishima, K.,Tanaka,H.& Ohshima, S.,1972. Studies on the anaesthetic effect of eugenol in some
freshwater fishes. Bulletin of the japanese society of scientific fisheries, 38: 761-767
FDA 2002, Guidance for İndustry.Status of Clove oil and Eugenol for Anaesthesia of Fish. FDA Center for
Veterinery Medicine June., 11,2002
Fisher,I.U., von Unruh, G.E. & Dengler, H.J.,1990. The metabolism of eugenol in man.Xenobiotica, 20:
209-222
Gled,R.D., ve Ludders,J.W., 2001. Anestetic Option for fish in Recent Advances im Veterinery
Anaesthesia and Analgesia:Companion Animals.İnternational Veterinery Information Service
(www.ivis.org),Ithaca,Newyork, USA.
Gu´enette,S.A.,Uhland, F.C., H´elie, P., Beaudry, F., Vachon,P., Pharmacokinetics of eugenol in rainbow
trout (Oncorhynchus mykiss), Aquaculture(2007), doi:10.1016/j.aquaculture,2007.02.046
Inoue,L.A.K.A., Neto,C.d.S.,Moraes,G.,2003. Clove oil as anaesthetic for juveniles of matrinxã Brycon
cephalus (Gunther, 1869). Ciência Rural, Santa Maria, ove oil as anaesthetic for juveniles of
matrinxã Brycon cephalus (Gunther, 1869). 943.Ciência Rural, v. 33: n. 5. p 943-947.
Hajek,G.J., Klyszejko B., Dzıaman R., 2006. The anaesthetic effect of clove oil on common carp, cyprinus
carpio l. Acta ichthyologica et piscatoria, 36: 93-97.
Harvey,B., Denny,C., Kaiser,S., Young,J., 1988. Remote intramuscular injection of immobilising drugs into
fish using a laser-aimed underwater dart gun. British Veterinary Association, Vol 122, Issue 8:
174-177
Holloway,A.C., Kene,J., Noakes,D.G., Moccia, D.R., 2004. Effects of clove oil and MS-222 on blood
hormone profiles in rainbow trout Oncorhynchus mykiss, Walbaum. Aquaculture Research, 35:
1025-1030
Hoskonen,P., Pirhonen, J., 2004. Temperature effects on anaesthesia with clove oil in six temperate-zone
fishes, Journal of Fish Biology, 64:1136–1142
Hoskonen,P., Pirhonen,J., 2004b. The effect of Clove oil sedation on oxygen consumption of six
temperate-zone fish species. Aquaculture Research, 35:1002-1005
Hoskonen,P., Pirhonen,J., 2006. Effects of repeated handling, with or without anaesthesia, on feed intake
and growth in juvenile rainbow trout, Oncorhynchus mykiss (Walbaum) Aquaculture Research,
37: 409-415.
Kaiser, H., Brill, g., Cahill, J., Collett, p., Czypionka, K., Green, A., Orr, K., Pattrick, P., Scheepers, R.,
Stonier, T., Whitehead. M.A.,and Yearsley. Y., 2006. Testing clove oil as an anaesthetic for longdistance
transport of live fish: the case of the Lake Victoria cichlid Haplochromis obliquidens J.
Appl. Ichthyol. 22 510–514
Kene,J.L., Noakes,D.L.G., Moccia,R.D., Soto,C.G.,1998. The efficacy of clove oil as an anaesthetic for
rainbow trout, (Oncorhynchus mykiss Walbaum) Aquacult.Res., 29: 89-101.
KingV, W., Hooper, B.,Hillsgrove, S., Benton, C., Berlinsky, D.L., 2005. The use of clove oil metomidate,
tricaine methanesulphonate and 2-phenoxyethanol for inducing anaesthesia and their effect on
the cortisol stress response in black sea bass (Centropristisstriata L.). Aquaculture Research, 36:
1442-1449.
Marking,L.L., Meyer,F.P., 1985. Are beter anaesthetics needed in fisheries. Fisheries, 10: 2-5.
Kildeaa, M.A., Allanb. G.L., Kearney, R.E., 2004. Accumulation and clearance of the anaesthetics cloveoil
and AQUI-Sk from the edible tissue of silver perch (Bidyanus bidyanus) Aquaculture 232:265–
277
Kumlu, M. ve Yanar, M., 1999. Effects of the anesthetıc quınaldıne Sulphate and muscle relaxant
dıazepam on Sea bream juvenıles (sparus aurata), The Israeli Journal of Aquaculture –
Bamidgeh 51(4), 1999, 143-147.
680
Mommsen,T.P., Vijayan,M.M., Moon,T.W., 1999. Cortisol in teleosts: dynamics, mechanism of action and
metabolic regulation, Reviews in Fish Biology and Fisheries, 9: 211-268.
Mylonas,C.C., Cardinaletti,G., Sigelaki, I., Polzonetti-Magni, A., 2005. Comparative efficacy of clove oil and
2-phenoxyethanol as anesthetics in the aquaculture of European sea bass (Dicentrarchus labrax)
and gilthead sea bream (Sparus aurata) at different temperatures, Aquaculture, 246: 467– 481
Pirhonen,J., Shereck,C.B., 2003. Effects of anaesthesia with MS-222, clove oil and CO2 on feed intake
and plasma cortisol in steelhead trout (Oncorhynchus mykiss), Aquaculture, 220: 507–514
Pongprayoon,U., Baekstrom,P., Jacobsson,U., Lindstrom,M., Bohlin,L., 1991. Compounds inhibiting
prostaglandinsynthesis isolated from Ipomoea pes-caprae, Planta Medic., 57: 515–518.
Soto,C.G., Burhanuddin,S., 1995. Clove oil as a fish anaesthetic for measuring lenght and weight of
rabbitfish(Siganus lineatus), Aquaculture, 136: 149-152
Summerfelt, R.C. and Smith, L.S.,1990. Anesthesia,Surgery, and Related Techniques in Methods
for Fish Biology, (Eds. Schreck, C.B. and Moyle, P.B.). pp 213-263. American Fisheries Society
Betheda,Maryland, USA.
Tort,L., Puigcever,M., Crespo,S., Padros,F., 2002. Cortisol and haematological response in sea bream
and trout subjected to the anaestethics clove oil and 2-phenoxyethanol, Aquaculture Research,
2002. 33: 907-910
Velisek,J., Svobodova,S., Plackova,V., 2005. Effects of Clove Oil Anaesthesia on Rainbow Trout
(Oncorhynchus mykiss), Acta vet.Brno., 74:139-146
Wagner, E., Arndt, R., Hilton,B., 2002. Physiological stress responses, egg survival and sperm motility for
rainbow trout broodstock anesthetized with clove oil, tricaine methanesulfonate or carbon
dioxide.,Aquaculture, 211: 353–366
Wagner,G.N., Singer,T.D., McKinley,S.R, 2003. The ability of clove oil and MS-222 to minimize handling
stress in rainbow trout (Oncorhynchus mykiss Walbaum), Aquaculture Research., 34:1139-1146.
Walsh,C.T., Pease,B.C., 2002. The use of clove oil as an anaesthetic for the longfinned ell, Anguilla
reinhardtii(Staindachner), Aquaculture Research, 33: 627-635
Waterstrat, P.R., 1999. Induction and recovery from anesthesia in channnel catfish Ictalurus punctatus
fingerlings exposed to clove oil. J. World Aquac. Soc. 30, 250– 255
Wen,K.C., Shao,K.T., Ho, L.T., Chen,L.S., 2005. A Comparison between Clove Oil and Rotenone for
Collecting Subtropical Intertidal Fishes. J. Fish. Soc. Taiwan, 32: 29-39
Wendelaar, Bonga B.S.E., 1997. The stress response in fish. Physiological Reviews, 77: 591-625.
Woody,C.A., Nelson,J., Ramstad,K., 2002. Clove oil as an anaesthetic for adult sockeye salmon: field
trials. Journal of Fish Biology, 60:000–000
Yanar,M., Genç,E. 2004. Farklı Sıcaklıklarda Kinaldın Sülfatın Diazzepam ile Birlikte Kullanılmasının
Oreocrhromis niloticus L.1758(Cichlidae)Üzerindeki Anestezik Etkilleri. Turk J Vet Anim Sci 28 p.
1001-1005
Yanar,M., Kumlu,M., 2001. The Anaesthetics Effects of Quinaldine Sulphate and/or Diazepam, on Sea
Bass ( Dicentrarchus labrax) Juveniles.Turk J Vet Anim Sci 25 p.185-189.
Yang,B.H., Piao,Z.G., Kim,Y.B., Lee,C.H., Park,K., Kim,J.S., Oh,S.B., 2003. Activation of vanilloid receptor
1 (VR1) by eugenol. J. Dent. Res., 82: 781-785.

Düzenleyen mustafamutlu - 13 Haz 2010 Saat 2:23am


Teşekkür Edenler: ashiza, gulay, Maranon, unotim123,
Tebrik Edenler: gulay, Maranon, unotim123,
MUSTAFA MUTLU
NİLÜFER / BURSA
Yukarı Dön
mustafamutlu Açılır Kutu Gör
Moderator
Moderator
Simge

Kayıt Tarihi: 03 Ağu 2009
Şehir: BURSA
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 198
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı mustafamutlu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13 Haz 2010 Saat 2:25am
Yazının biraz düzenlemeye ihtiyacı var, tablolar çıkmamış, onları da sonra eklerim Embarrassed.
MUSTAFA MUTLU
NİLÜFER / BURSA
Yukarı Dön
mustafamutlu Açılır Kutu Gör
Moderator
Moderator
Simge

Kayıt Tarihi: 03 Ağu 2009
Şehir: BURSA
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 198
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı mustafamutlu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13 Haz 2010 Saat 2:34am
Balıklarda Anestezi İçin Organik Bir Ürün: Karanfil

Balık neden Bayıltılır?

                Biz balık üretimiyle ilgilenenler, balıklarımızı bazı işlemler yapmak için suyun dışına almak zorundayız. Bunu yaparken balığımızın, yapılan işlemden sonra canlı kalmasını istiyorsak, onlara zarar vermemeliyiz. Doğal ortamının dışına çıkarılan balıklar çırpınır, sıkıca tutamazsak kaçar ve böylece bizim onun üzerinde yapacağımız işlemlere izin vermez. Bu nedenle balıktaki duyu alımı ve bilinç azaltılarak, refleks tepkileri yavaşlatılıp durdurulup, yapılacak müdahalenin kolaylaştırılması, yapılan işlemden canlının acı duymaması, metabolizma hızının yavaşlatılması için anestezi (bayıltma) uygulanır. Kısaca balıklarda hareketi azaltmak veya durdurarak, uygulanacak işlemleri daha kolay ve balığa zarar vermeden yapılması sağlanır. 


 

 

Balıklar aşılanır!

                Üretime aldığımız balıklar, tıpkı bağışıklık sistemi tam gelişmemiş ana sınıfı çocuklarının yoğun bulundukları ortamlarda sık sık hasta oldukları gibi, yoğun olarak yetiştirildikleri su ortamında hastalanabilirler. Balıkların hastalanarak ölmesini önlemek amacıyla balıklarımızı daha küçükken aşılarız. Yani koruyucu hekimlik yaparız. Balıkların aşılanırken sakin durması beklenemez elbette. Bu yüzden bayıltmamız onun sağlığı ve bizimde kaliteli, sağlıklı balıklar elde etmemiz için kaçınılmazdır.

Balıklar yumurtlatma öncesi bayıltılır!

                Kültürü yapılan balıkların insan kontrolünde yumurtlaması için bazı doğal yada sentetik preparatlara ihtiyaç duyarız. Örneğin bir sazan balığının yumurtasını sağabilmek ve bundan yeni yavruları üretmek için yine bir başka sazandan elde ettiğimiz hipofizi, yumurta elde edeceğimiz sazana enjekte etmemiz gerekir. Böylece yumurtaları elle sağabiliriz. Işte bu balıkların da mutlaka bayıltılması gerekir ki enjeksiyon işlemi sağlıklı olarak yapılabilsin.

                Daha sonra da sağım veya hava basıncı uygulayarak, yumurta ve spermasını alacağımız anaç balıkların, zarar görmemesi, pullarının dökülmemesi, kanama ve ezilmelerin hatta ölümlerin olmaması, anestezi ile oluşan kas gevşemesiyle yumurta alımını kolaylaştırmak için tekrar bayıltılması gerekir.

Balıkları markalamadan önce bayıltırız!

                Doğada ve kontrollü şartlarda insan eli altında tutulan balıkların büyüme, üreme, göç, ölüm gibi özelliklerini belirlemek ve miktarlarını tahmin etmek için markalamak gerekir. Balıkları markalamak için çok çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Uygulanan markalama metotlarının çoğunda, markanın takılmasını kolaylaştırdığı, balıkta stresi önlediği, önemli yaralanma ve ölümleri engellediği için bayıltılma tercih edilir.

                Balıklarımızı ölçüm, tartım, fotoğraf çekimi yaparken ve boylamadan önce bayıltırız!

                Balıkların gelişimlerini takip etmek için canlı olarak tartılması ve boylarının ölçülmesi gerekir. Doğru bir ölçüm yapabilmek için,su dışında hoplayan zıplayan balık pek istemeyiz. Ayrıca yetiştirilen balıkların hepsi aynı büyüklükte olmaz, aynı büyüklükteki balıkları bir araya getirmek ve daha hızlı gelişmesini sağlamak için balıkları boylamak gerekir. Bunu yaparken balıklara zarar vermemek için bayıltılması iyi olur. Akvaryum içinde fotoğraf makinesine poz veren balık görülmüştür ama, su dışında sanırım buna pek rastlanamaz. Canlı balıkların su dışındaki fotoğrafları için de anestezi uygulanır.

Canlı balıkların taşınmasında anestezi kullanılabilir!

                Bir çiftlikten ötekine, yavru balık, porsiyonluk hatta anaç nakli çok sık yapılmaktadır. Balıkların strese girmemeleri, yaralanmamaları ve yapılacak işlemlerin kısa sürede bitmesi için anesteziye başvurulur. Anestezikler taşıma tankı içindeki balıkların, metabolik hızını yavaşlatır, hareketi azaltır, oksijen tüketimini, solunum ve boşaltım atıklarının azalmasını sağlar. Böylece balıkların daha konforlu bir seyahat yapmaları sağlanmış olur. Taşıma öncesi kullanılacak az bir anestezikle birim hacimde 2-3 kat daha fazla balık, daha uzun süreli ve güvenle taşınabilir. 

Balıkların öldürülmesinde(ötenazi) de anestezi kullanılır!

                Balıkların bilimsel ya da pratik amaçlar için organlarına zarar vermeden ve işkence etmeden öldürülmesinde bayıltmaya başvurulur. Bazı ülkelerde balıklara insancıl muamele edilmesi ve ötenazi yapılması kural haline getirilmiştir. Bu amaçla MS-222, Benzokain gibi maddeler kullanılmaktadır. Ayrıca pazara sevk edilecek, işlemeye alınacak balıkların kesimden önce sakinleştirilmesinde bayıltıcı maddeler kullanılmaya başlanmıştır. Kullanılacak bu maddelerin kalıntı oluşturmaması son derece önemli bir konudur. Bu yüzden hiçbir kalıntı oluşturmayan buzlu su + C02 karışımı sık kullanılmaktadır.

                Yukarıdaki amaçların yanı sıra, hastalık teşhisinde, kan alımında, Deneysel cerrahide ve tedavide anestezi uygulanır.

                Çok değerli balıkların hastalıklarının teşhisinde ,balıkların öldürülmeden ve hırpalanmadan kan alımında, balık biyolojisinde ve deneysel cerrahide de anestezi kullanılmaktadır.

Balıklarda anestezik kullanımı

                Balıklarda birçok kimyasal madde anestezi amacıyla kullanılmasına rağmen,1986 yılında yalnızca MS-222 (trikain) preparatı Birleşik Devletler Gıda ve Ilaç Idaresi(FDA) tarafından besin olarak tüketilen balıklarda kullanılmak üzere tescil edilmiştir. Balık, MS-222 ye maruz kaldıktan 24 saat sonra etteki kalıntı, tayin sınırının altına düşmektedir. Bu da bir anestezikte istenen özelliktir. Kullanılan kimyasalın ette birikim yaparak insan sağlığına zarar vermemesi istenir. 24 saat gibi kısa bir sürede balık etinde kalıntı bulunamamasına rağmen FDA besin olarak kullanılan veya su kaynaklarına bırakılacak balıklar için, 21 günlük yasal bekleme süresi koymuştur. MS-222 tescilli bir ürün olmasına rağmen pahalı bir kimyasaldır ve balıklarda birçok fizyolojik sorunlar ortaya çıkarabilmektedir. Karbondioksit (CO2) ve Sodyum bikarbonat (NaHCO3) balık anestezisi için tescil edilmemekle beraber güvenli madde kabul edildiğinden, bekleme süresi olmaksızın besin olarak tüketilen balıklarda kullanımları uygun görülmüştür. Ancak bazı araştırmalar, CO2’in kısmen etkili olduğunu, strese yol açtığını, balıkların tekrar maruz kaldıklarında öldürücü etki meydana getirdiğini ileri sürmektedir. 


Uygun bir anestezikte bulunması gereken 8 kriter vardır!

1-
Anesteziye ulaşmak için gerekli süre (indüksiyon zamanı) kısa olmalıdır ( 3 dk.).

2- Kendine gelme (uyanma) süresi 5 dakikadan daha kısa olmalıdır.

3- Balık için zehirli olmamalı, geniş bir güven aralığına sahip olmalıdır.

4- Balığın fizyoloji ve davranışı üzerinde kalıcı bir etki bırakmamalıdır.

5- Balık dokusunda kalıntı(rezidü) bırakmaksızın hızla boşaltılabilir olmalıdır.

6- Alışma, alışkanlık kazanma etkisine sahip olmamalıdır.

7- Uygulayıcılara bir zararı, tehlikesi olmamalı, kolay hazırlanıp uygulanabilmelidir.

8- Düşük maliyetli olmalıdır.

                Ayrıca anesteszik maddenin seçiminde, balığın insan gıdasında kullanılıp kullanılmayacağı son derece önemlidir. Işte bu noktada organik bir ürün olan karanfil ve yağı önem arz etmeye başlamıştır.

Balıkları bayıltmak için Karanfil Yağı (Eugenol) kullanımı

               
Eugenol, karanfil yağı olarak bilinir, karanfil (Eugenia aromatica) ağacının kurutulmuş tomurcuk,yaprak ve dallarından elde edilen bir üründür.Tatlı su ve deniz balıklarında 25-100 mg/l. konsantrasyonlarda etkilidir. Karanfil yağı tıpta ve diş hekimliğinde kullanımı tescil edilmiş lokal bir anestezik konumundadır. Balıkların karanfil yağına maruz bırakıldıktan sonra taze suda çabuk uyanması, zehirliyici etkisinin düşük olması, ucuz bir anestezik olması, uygun bir anestezikte bulunması gereken 8 kriterden hemen hemen hepsini taşımasından dolayı ilgi duyulan bir balık anesteziği konumuna getirmiştir. Bir alabalık çiftliğinde, ortalama ağırlığı 0,13 gram olan 20 adet dere alabalığı (Salmo trutta fario) yavrusu ve 250 g ağırlığında 20 adet gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) üzerinde karanfil yağının etkilerini görmek için ön bir çalışma yapılarak.

                Dere alabalığı yavruları için anestezik kaplarına asetonda seyreltilmiş karanfil yağı sırasıyla 50 mg/lt, 100 mg/lt, 200 mg/lt dozlarında ilave edilmiştir.Denge kaybına (anestezi) ulaşmaları, sırasıyla 9 dk, 3 dk, ve 2 dk"da gerçekleşmiştir.Tekrar ayıltmak için temiz suya konulduğunda, iyileşmeleri için geçen süre ise sırasıyla 1 dk, 4 dk ve 4 dk olmuştur.

                Gökkuşağı alabalıkları içinse, akvaryumlarda bulunan 10"ar lt su içerisine, yine aynı dozlarda karanfil yağı ilave edilmiştir. Denge kaybı (anestezi) 50 mg/lt"de gerçekleşmemiştir.100 mg/lt"de denge kaybı 5 dk, 200 mg/lt"de ise 2,5 dk."da olmuştur. Ayıltmak için temiz suya koyduğumuzda, 100 mg/lt için 2 dakikada ve 200 mg/lt için 1,5 dakikada uyanma olmuştur.Bu denemelerden de anlaşıldığı gibi, 100 mg/l Konsantrasyonun her iki balık için uygun olduğu görülmüştür. Ancak piyasadaki aktarlardan temin edilmiş karanfil yağının aktif madde içeriği bilinmediğinden, her denemede farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Karanfil yağı ile ilgili çalışmalar halen devam etmekte olup, diğer kimyasallara göre bir çok üstünlüğü ortaya koyulmuştur. 

                Bu çalışma ile, karanfil yağının bayıltma için gerekli sürenin ve kendine gelme (uyanma) süresinin kısa olduğu görülmüş, çalışanlar üzerinde de güvenle kullanma fikri oluşmuştur. Ağzımıza istenmeyen kokuları gidermek için sık sık aldığımız karanfilin, balıkları bayıltmada kullanılması diğer kimyasallara göre size de daha güven verici gelmiyor mu ?

Kaynaklar

1. Çetinkaya O., Şahin A. (2005), Balıklarda Anestezi Uygulamaları ve Başlıca Anestezikler, sayfa.237-273; Balık Biyolojisinde Araştırma Yöntemleri Editör:Karataş,M., Nobel yayın no:772.

2. Yüreklitürk O. (1989), Yavru Balık Naklinde Anestezik maddelerden Kloralhidrat"ın Kullanılması. Su ürünleri Dergisi,6.22-30.

3. Taylor PW., Roberts SD. (1999), Clove oil: An alternative Anaesthetic for Aquaculture,North Am.J. Aquaculture 61:150-155.



Düzenleyen mustafamutlu - 13 Haz 2010 Saat 2:48am


Teşekkür Edenler: gulay, yakuzajr, Maranon, unotim123, ashiza,
Tebrik Edenler: gulay, yakuzajr, Maranon, unotim123, ashiza,
MUSTAFA MUTLU
NİLÜFER / BURSA
Yukarı Dön
mustafamutlu Açılır Kutu Gör
Moderator
Moderator
Simge

Kayıt Tarihi: 03 Ağu 2009
Şehir: BURSA
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 198
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı mustafamutlu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28 Haz 2010 Saat 2:12pm
Konu ile ilgili pratik bilgiden ziyade tecrübenin daha faydalı olacağını düşünerek geçtiğimiz hafta bir denemede bulundum.Amacım balıkları uyutmada bir ölçü elde etmekti.Bunlar makalelerde zaten var ama benim istediğim herkesin kolayca uygulayabileceği yöntemler.Şimdi miktarını yazmayacağım çünkü daha net olmasını gözlemlemek istediğim daha somut rakamlar vermek istediğim için.Ben işlemi damla hesabı ile yaptım.Belli miktardaki karanfil yağını belli miktarda cloroform ile çözüp 1 lt suya ekledim.Bu su tanktan alınmadı dinlenmiş temiz su idi.Su ısısına da dikkat etmedim ancak tank suyu ile aynı sıcaklıkta olduğunu söyleyebilirim.Daha sonra 3 tane corry yavrusunu direk olarak bu suya ekledim, 10-15 dk içinde balıklarda hiçbir bayılma belirtisi olmadı.Bu sefer ilk eklediğim miktarlar kadar karanfil yağı daha ekledim ve balıklar birkaç dakika içinde tüm hareketi kestiler.24 saat kadar bu durumda kaldılar, sonra biraz kıpırtı başladı ama ayılma yok.24 saatin sonunda balıkları karanfil yağlı sudan alıp yine direk olarak temiz dinlenmiş suya koydum, 1 dakika sonra balıklar çok hareketli ve gayet aygındılar.Tek farklı izlenimim balıklar ayıldıktan sonra birkaç saat ekstradan biraz ürkek oldukları yönünde idi.Şu an diğer yavru albinolar ile birlikte gayet güzel yem alıp dolaşıyorlar.Daha somut bilgileri ve bize sağlayacağı imkanları da birdahaki mesajıma bırakıyorum.

Teşekkür Edenler: ashiza, gulay,
Tebrik Edenler: ashiza, gulay,
MUSTAFA MUTLU
NİLÜFER / BURSA
Yukarı Dön
gulay Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 28 Tem 2009
Şehir: İstanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 290
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı gulay Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28 Haz 2010 Saat 4:00pm

Çok değerli bir bilgi olmuş Mustafa Bey, teşekkür ederim. Aşağıdaki nokta aklıma takıldı sorayım hemen dedim:

Orjinalini yazan: mustafamutlu

Belli miktardaki karanfil yağını belli miktarda cloroform ile çözüp 1 lt suya ekledim.

Acaba neden kloroformla çözülüyor? Makalede de mi öyleydi/nedeni var mıydı, hepsini okumuştum ama hatırlayamadım şimdiEmbarrassed


Gülay Baran
-Discus 130x50x50
-Bitkili Synodontis Eupterus ve Pantodon Buchholzi 110x50x50
-Nano Bitkililer
Yukarı Dön
mustafamutlu Açılır Kutu Gör
Moderator
Moderator
Simge

Kayıt Tarihi: 03 Ağu 2009
Şehir: BURSA
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 198
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı mustafamutlu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16 Tem 2010 Saat 12:12am
Karanfil yağı suda çözünmediği için çözücülere ihtiyacımız var.Bunlarda aseton,saf alkol,chloroform vb.maddeler olabilir.Tabi bu çözücülerin balık sağlığına da negatif bir etki yapmaması lazım.Hanımın asetonuna baktım içinde birsürü katkı maddesi var, fleksiglas yapıştırmada kullandığım hazır chloroform vardı bende onu tercih ettim.

Şimdi biraz konunun ayrıntılarına gireyim.Öncelikle şunu söylemeliyim ki herkes gönül rahatlığı ile bu uygulamayı yapabilir diye düşünüyorum.Ölçüler gayet basit.1 lt suya ayrı bir kapta çözünmüş 10 damla karanfil yağı ( 6 damla cloroform ile , alternatifleri de olabilir).



Öncelikle balığımızı yada balıklarımızı 1 lt'lik bir su hacmine alıyoruz.Temiz dinlenmiş su ( tankımızdan değil).Ayrı ufak bir cam kaba (ben küçük bir ilaç şişesi kullandım) 10 damla fotoğrafta görülen karanfil yağından damlattım ve üzerine de 6 damla chloroform ekledim.Bu test ederek bulduğum ideal ölçü.Chloroform uçucu bir madde olduğu için çözünen karanfil yağını içinde balık bulunan 1 lt hacmindeki suya vakit geçirmeden ilave ettim.Tam 3 dk sonra balıkta sersemleme ve bilinçsiz hareketler görüldü.Suda bilinçsiz bir şekilde daireler çizmeye başladı.5 dakikanın sonunda sırtüstü dönerek kalakaldı görünen sadece mekanik solungaç hareketleri idi.Balığı bu şekilde 1,5 lt pet cola şişesine koydum ve kapağını sıkıca kapattım.



15-20 dk sonra şişeyi çalkaladığımda ani birkaç fırlama hareketi oldu ama giderek solungaç hareketleri yavaşladı ve sabitlendi.Bu şekilde tam 50 saat kaldı yani 2 günü aşkın bir süre, üst limiti fazla zorlamadım çünkü bu bizim için yetipte artacak bir süre.Bu 2 gün zarfında balık benimle birlikte bir poşette işe gidip geldi.Bu sıcaklarda direk gün ışığı almayan ortamlarda durdu ve toplamda 4-5 saat benim aracımda ve satış ekibimizin araçlarında dolaştı :) .
Artık balığın seyahati bitsin diyerek bu gece balığı direk temiz suya aktardım.Balık sanki hiç bayılmamış gibi kendine geldi.Belki kanındaki birtakım değerlerin düşmesi birkaç saat yada gün alabilir ama bunu test etme ölçme şansım yok malesef, ihtiyaç olduğunu da düşünmüyorum.Şu an balık çok sağlıklı bir şekilde ayrı bir tankta dolanıyor.
SONUÇ: Artık rahatlıkla daha küçük hacimli su ile daha fazla sayıda balığı anestezi uygulayarak otobüsle değil kargo ile gönderim yapabiliriz.Buda bize balık gönderimi konusunda büyük kolaylık sağlayacak,vakit kazandıracak vede para tasarrufu sağlayacaktır. Bu benim bulduğum bir şey değil ancak biz amatör akvaristlerin pek tecrübe etmediği bir olaydı.Yalnız bu sıcaklarda gönderim yapılacak ise mümkün olduğunca ısı yalıtımına dikkat etmek gerekli.Diğer bir konuda chloroformun solunmaması ve plastik kapta karanfil yağına eklenmemesi faydalı olacaktır çünkü plastiği eritebilir ve yapısı bozulabilir.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur.


Teşekkür Edenler: GÜVEN, gulay, Maranon,
Tebrik Edenler: GÜVEN, gulay, Maranon,
MUSTAFA MUTLU
NİLÜFER / BURSA
Yukarı Dön
ashiza Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 04 Kas 2009
Şehir: Bursa
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 77
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ashiza Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16 Tem 2010 Saat 12:29am
Son aylarda okuduğum en yararlı paylaşım Mustafa Bey Thumbs Up (Akvaryumculuk geçmişim pek uzun değil, muhtemelen son yılların en yararlı bilgilendirmelerinden biridir.)
Çok teşekkürler. Merak ettiğim nokta şu; tek balık üzerinde mi deney yaptınız?


+1 Diyenler: GÜVEN, gulay, Maranon,

Yukarı Dön
unotim123 Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 28 Tem 2009
Şehir: Isparta
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 362
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı unotim123 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16 Tem 2010 Saat 7:58am
Çok çok faydalı teşekkürler.Hobide azınlık olabiliriz ama en becerikli ve bilgili üyeler burda maşallah.

+1 Diyenler: gulay, Maranon, ashiza,
Onur ŞAHİN

Corydorasss!!!
Yukarı Dön
GÜVEN Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 14 May 2010
Şehir: ANKARA
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 24
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı GÜVEN Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16 Tem 2010 Saat 8:56am
Yani akvaryum.com da bile böyle paylaşım görmedim. Helal olsun. Az ama öz diyelim OnurcumWink

+1 Diyenler: gulay, Maranon,
Yukarı Dön
ismailileri Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 30 Tem 2009
Şehir: ısparta
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 8
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Alıntı ismailileri Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16 Tem 2010 Saat 9:01am
Mustafa bey bu çalışmanız için sizi tebrik ediyorum.Çok faydalı bir çalışma olmuş.kullanılacak olan karanfil yağı + cloroform oranlarını 10+6 damla olarak vermişsiniz.bu oran acaba bütün balıklar için geçerli olurmu.Şimdi ben discus besliyorum zaman zaman diğer illere balık gönderiyorum.yani kullanılacak oran balığın kilosu ve büyüklüğüne göre değişim gösterirmi.Bu oranı aynen discuslarda denesem acaba sonuç elde edebilirmiyim.tabi pek çok arkadaşımızn bu yazıyı okuyunca aklından geçecek olan kardeşim dene gör o zaman çok merak ediyorsan olabilir.fakat cloroformu nerden temin edebilirim.
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  12>

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.60
Copyright ©2001-2009 Web Wiz